Selami Karabulut

Selami Karabulut Hakkında

Bu yazar henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
Yazı sayısı: 9

GÜN BOYU-XII

|2015-03-12T21:27:01+03:0012 Mart 2015|Şiir|

XII

gün boyu taşlarda bilenmiş tırpan gibi ansızın parlıyor önümde göğün yalımı

mayıs da bitti

son yağmurların yağdığını biliyor olmalı alıç ağaçlarıyla yaban mahlepleri. damlalar yere düşmeden havada kapacaklarmış gibi hızla açılıp kapanıyor yamaçlardaki tarlalarda henüz başak bağlamamış buğdaylar

yeni çiçeklenmiş yoncaları derin derin […]

GÜN BOYU VI-VIII

|2015-02-01T07:04:28+03:001 Şubat 2015|Şiir|

VI

nereye baksam bıraktığım gibi her yer diyerek esniyorum; karşı tepedeki patikadan ana yola doğru yürüyen çocuğa bakarken

kente gidiyor olmalı

bir kayanın dibine çömelip onun kendinden büyük çuvalıyla çamurda bata çıka ilerlemesini izliyorum. iki dağın arasından geçen yola ulaştığında durup benim oturduğum tepeden yana […]

GÜN BOYU II-IV

|2014-12-28T19:11:32+03:0028 Aralık 2014|Şiir|

II

sen ki hep o uzun vedalar için seviyorsun kendini

buradayım oysa, bir gölge boyu uzağında. hiçbir şeyden habersizmiş gibi akşamı karşılamaya hazırlanan bir oylum fesleğenim

arada uzanıp karıştırsan saçlarımı ormanların yeşilliğiyle doldurabilirim odanı. karıştırmasan da olur. razıyım, balkon demirlerinden sarkıtıp kollarımı, yaz boyu ayaklarının […]

Kışa Dipnot:

|2009-12-09T08:42:45+03:009 Aralık 2009|Şiir|

yatağını değiştiren aşklarım, yazamadığım şiirler, zamana
uyak arayan kalbim, sonunu beklediğim söz. yaklaştığım son

çatılara yağan kar mı beyaz kum taneleri mi
güzle ilkyazın arasındaki sonsuzluk
kabuğuna çekilen böceğin kalın uykusu

şehvetle sarmaş dolaş inilen kuyu, çekilen su, yüzü serinleten
esenlik, damarlardan boşalan kan, […]

KIŞTAN KALAN

|2009-12-08T10:20:00+03:008 Aralık 2009|Şiir|

kendime

iyi ama nerde? yalın ve yekpare camdan, bir bilyenin dalgınlığı gözleri; çocukların bile uğramadığı bir parkta bulunmuş… soluk soluğa, ki adımları yine de yeryüzüne fazladan bir es… “biraz daha vaktim olsaydı dağları gezecektim.” diyor, kendi kendine. bir safdil denebilir, kim bilir belki de bir şair… […]

Sonyaza Dipnot:

|2009-10-07T19:38:08+03:007 Ekim 2009|Düzyazı, Şiir|

soluk alıp verişi evlerin balkonlar. hüznün durağı ve bahçesi, sevincin nabzının attığı panayır. sıkıldım kentin dilinden. şuraya bir sandalye yeter. iş stresinden, bankalardan, seçim sonrası ülkeyi bekleyen kaostan…

kaçmalıyım… biraz da kendimden; soyunacakmış gibi gövdemden, dağılıp kat kat… […]

SONYAZDAN KALAN

|2009-10-07T19:34:56+03:007 Ekim 2009|Düzyazı, Şiir|

…kim bilir neden? yitirmişliğin avuntusu kırlar. sevimsiz bir serseriyi oynuyorum günlerdir. kararsız ve sinsi; geçerken alışkanlığın uysal yastığından, bir safsatayı dillendiren; lüzumsuz. güneş biraz daha oyalanacak buralarda, henüz vakti çok. ama ben kapatmalıyım pencereyi. yudumlarken bayat çayımı, son kez göz kırpacağım, balkona ulaşmaya çalışan asmanın dalındaki boş yuvaya… […]

Yaza Dipnot:

|2009-09-05T15:41:38+03:005 Eylül 2009|Düzyazı, Şiir|

kuru; kupkuru gazel gibi titriyor sesim. düştü düşecek; yaprakların hastalıklı söylencesi güz: ölümün açık özeti. bunlar da uzakta kalacak elbet; mevsimler döne döne, ard arda yıllar… anılar ki, bir çocuğun tutamayacağını bile bile yokuş aşağı bıraktığı çemberin peşinden koşması…

her yer ısırgan ve çakırdikeni… kimsesizler kalmış burada […]

YAZDAN KALAN

|2009-02-25T14:45:03+03:0025 Şubat 2009|Düzyazı, Şiir|

yürüyorum. yürüyen ben değilim de sanki iki dağın kesiştiği vadiden ovaya doğru hızla devrilen dolunay. ay ki süsü gecenin ve sonsuzluğun tek sahibi. burada doğduğum topraklarda yolunu yitirmiş kentli bir seyyahım. yönünü otlara ve gevenlere sora sora uzatan… elim yüzüm salt uyku. unutuyorum adımlarımı bazen, iyiden […]