Şiir

kıpkızıl alma

|2020-07-02T10:17:29+03:002 Temmuz 2020|Şiir|

yıldızlar göğün çayırlarında oynayan çocuk
gözleri: masumiyetin imleri: abecesi sonsuz
erimli vaktin bilgisiydi: simya tinin düşmanı
kimya doğayı zehre bulayan
bedeni aklı düşü
düşünceyi pelteleyen denizanası amip çıyandı
mercan cümbüşü kalblerin renkâhenk atlası
yıldızlar göz kırpıyor serinliğin dalgın göğünde. […]

basit şeyler

|2020-06-28T18:27:53+03:0028 Haziran 2020|Şiir|

şeyler basittir: bitkiler, hayvanlar, insanlar
şeyleşince, aklın zeminine düşünce anlak
suyu emince ağaç, ormanın göğe bakan kalbi
unutur mu sanıyorsun, sanırsın eşik yapılan
kütüğün sesini, çığlığa dönüşünce soluğu
rengini anımsar: renklerini ışığın kapısında
ölümün imlâsına yüz sürünce, […]

körlerin güz güneşine dedikleri

|2020-06-28T18:15:03+03:0023 Haziran 2020|Şiir|

duydum seni doğa: hangi renk ışıktan doğdun,
ışıltıdan mı yoksa emzirildiğin rüya: gece
diyorlar sana, kaç yıldızsın kaç ay kaç sessizlik
ilmî: böcekler mi taşıdı seni sonsuzdan; peki,
hangi zamanın savurduğu rüzgârsın? savrulan
ben miyim çeşit çeşit ağaçlardan olma yapraklar?
yoksa, hangi hakikatler geçti içinden gelene kadar
buraya: devşirdiğin çağ; […]

Yel

|2020-06-14T20:52:05+03:0014 Haziran 2020|Şiir|

ardından söylenemediğimiz bir veda taşınıyor eğrilmiş kuşların boynunda
daha bugün düşlerden kovulmuş kadar yorgun ve üzgün dönüyor değirmenler
attığınız köprülerden dik ve seyrek akışıma bakıyorum zerrece iç geçirmeden aşağı

Çöl – Uçmak

|2020-06-14T19:32:45+03:0014 Haziran 2020|Şiir|

bırakmadığın için değil bırakamadığın için

başının altına bir taş koy
ver iğnelenen yüzünü
yüzünden okuyana

gözlerini aç
üzerine bir kabuk bir deniz koy
zaman içine çekilip etraf tozuşurken
yeni bir dilsizlik kurulur

bırak
ne ellerinle topladığın yıldızlar çiçek
ne uzayıp uzayıp bir basamak eksik kaldığın
ne iç denizlerden dış çöllere çıkan iğri yol

taşlar içinden
insan taşların içinden sarılır

bırak
uçtuğun uçmak değil
tuzun acısı
gözlerinde iğrilenen

Bekçi

|2020-06-22T18:02:36+03:0014 Haziran 2020|Şiir|

Her çözümsüzlüğün çözeni
bir çelik kırlangıç damarlarımda.
Tutulduğum ölüm.
İçimdeki güneş.
Ben ben değilim.
Kendini terk etmenin yuvası bir ıssızlık,
kıyısında dolaştığım uçurumların düşeniyim.

Ölülerimin gözleri gözlerim.

İmkânsızlığın sızısını,
kendi ölüsü bir yarayı bekleyen bekçiyim.
Kimseden
kimsenin değilim.
Sadece kimsesiz bir gecenin güneşiyim.

Çağırıyor Aşk Seni İsminle

|2020-06-13T12:53:46+03:0029 Haziran 2017|Çeviri, Şiir|

Çeviri: Hasan Ağan Karaduman
.
Sandın ki hiç gelmeyecek bu
Senleştiğin bütün insanların başına
Bedenin mitlerde yitik ve canavar da öylesine uysal ki.
Burada, tam da burada
Doğum ile çamur lekesi arasında,
Okyanusla şah […]

Şarkı Kulesi

|2017-06-29T22:09:53+03:0029 Haziran 2017|Çeviri, Şiir|

Çeviri: Hasan Ağan Karaduman
.
Göçtü bir bir dostlarım, ak da düştü saçlarıma işte
Acıdan da kıvranıyorum eskiden koşup oynadığım yerlerde
Ve mecnunuyum ben aşkın hiç ulaşamadığım
Sadece kiramı ödüyorum her gün
Şarkı Kulesi’nde.

SANA GERİ DÖNMEK ÜZERE

|2017-06-19T02:21:10+03:0019 Haziran 2017|Çeviri, Şiir|

Çeviri: Hasan Ağan Karaduman
.
Acıyordur belki hâlâ içim
Çeviremiyorum bir türlü diğer yanağımı da
Seni hâlâ sevdiğim malumun
Dilim dönmez olduğundan ya bunlar.
Herkeste seni aradım
Ve onursuz buldular bu arayışımı da