Sözlükte S harfiyle başlayan 9 madde bulunmaktadır.
Şair
Dilde kaybolma, yok olma olanağı. (Esen Yalım)

Salvatore Quasimodo
Quasimodo, üzerinde bir şövalye zırhı parçasıyla… Kitabın kapağı yüzünden mi? Kopuk bacağı parçalanmış II.Dünya Savaşında, görünmeyen öteki yarısı kırlarda elleri ceplerinde dolaşan.

 
“Uçsuz bucaksız toprak, yapayalnız adam
tepeden tırnağa güneş
ve birden akşam”

 
“Yaşamdan sökülmüş
ölümlü yüreğim ben,
kimsenin değilim.” (Nalân Kiraz)

Servet-i Fünun
Öykü ve romanın (yazarlarca) az buçuk anlaşılabilir/tanınabilir gibi olduğu Türk edebiyatı dönemi. (Erdoğan Kul)

Sevim Burak
“Algı ortalaması”nın egemen olduğu yakın dönem ve günümüz Türk edebiyatı yetkeleri ve izlerlerince anlaşılamamış, anlaşılması da mümkün görünmeyen yazar. (Erdoğan Kul)

Şeyh Galip
Her yüzyılda “çağdaş” olabilen delikanlı şair. (Erdoğan Kul)

Şiir
Tanımından ziyâde önemli olan, ne olması gerektiğidir: Mutlak, giyinik çıplaklığımız ´ı örten; sahi bir kumaş olmalıdır şiir: O ki, denize meta kalmak değil; metaya, `yüzüters´ deniz durabilmektir! (İbrahim Azar)

Simge
Şiirde, “yerini tutma” özelliğiyle kullanılan sözcük ya da söz öbeğidir. Örneğin, Ahmet Haşim’in “Merdiven” şiirindeki “merdiven” sözcüğü “yaşam evrelerinin/basamaklarının” yerini tutar. Âşık Veysel’in “İki kapılı bir handa / Gidiyorum gündüz gece” dizelerindeki “iki kapılı han”dan kastın “dünya” olması gibi. Divan şiirindeki “mazmun”lar, şiirde simgeyi açıklamak için en tipik örnekler olarak gözden geçirilebilir (“yay”ın “kaş”, “ok”un “kirpik” yerine kullanılması gibi). “Şair burada acaba ne demek istemiş?” sorusu, şiirde simge arama ve o simgenin neyin yerini tuttuğunu bulabilme amaçlıdır. (Erdoğan Kul)

Söz
Dilin birey tarafından eylenmesidir. Dil toplumsal ve soyut bir dizge, söz bireysel ve somut bir edimdir. (Erdoğan Kul)

Sözcük
Dilin anlamlı temel birimidir. Saydamdır. (Erdoğan Kul)


Madde önerin →